sizofrenbirkatil:

içim kağıt kesiği.
ince ince kanıyor.
o kadar acı veriyor ki görenler dönüp bir daha bakıyolar.
hep daha iyisi olsun diye ..
olmuyor. ben yaşamayı bilmiyorum. ama neler yaşayacağımı biliyorum. yaşamak istemiyorum. çırpındıkça batıyorum.
haksızım.
hakkım yok benim.
küçük bir balığın okyanus istemeye hakkı yok.
huzur uzun süredir yolunu gözlediğim bir şey.
ben uzun süredir yolunu gözlüyorum.
bir gün gelirde karşıma çıkarsa huzur merak etme ben senin yerine de tüküreceğim yüzüne.
neredeydin ulan bu zaman kadar diyeceğim.
gözlerimden ateşler çıkacak.
yitip bittikten sonra artık gelmesinin bir anlamı olmadığı gübi bir de kovacağım onu.
benim isimlerimin arasında artık umut yok.
hep en kötüsünü düşüneceğim.
mutlu olmak için bundan başka yapabilecek hiçbir şeyim de yok.
merhaba ben artık isimleri arasında umut olmayan balık.
yüzmeyi bırakıyorum bu saatten sonra.
suyumda nefes almamı sağlayan ve kalbimin üzerine bir sandalye çekip yazmaya başlayan şair öldü.
içim kağıt kesiği.
boğazım çok acıyor.

cehennemindibindeki:

Elimdeki bardak bana ait yani ben bu bardağı yere atacağım zaman adımlarınızı camım ayağınızı kesmeyecek şekilde atın, yoksa ağzınızı mızmızlanmak için açtığınız zaman o bardağı götünüze sokarım

sizofrenbirkatil:

Şişelerin arkasına saklanmaktan vazgeç. İçebileceğinden fazlasını içip, her gece diz çöküyorsun kaldırımlarda. En son ne zaman düzgün uyudun? Gerçekten rüya görecek kadar ayıktın? Sorularımla boğuyor muyum? Oysa sen duymuyorsun. Sen görmüyorsun. Hissetmiyorsun.

Şimdi çok azsın , bir daha çoğalamazsın. Devran döner ya hani, beni bıraktığın yerde bulamayacaksın.

Aynı şehirde uyandıysak, mutlu uyanıyorum. Çok güçlü uyanıyorum. Sen varsan bu şehirde nah devirirler beni.